| | Üretsiz Blog oluştur
 
Mayıs
14
    
TurkoloG ve My_Wish | 14 Mayıs 2009 19:10 | fav | Etiketler:  
Bu cümleye dikkat edersek, hepimiz büyük insanlarız anlamına gelir. Çünkü fikir tartışmayı birçok insan sever. Ama daha neler bilmiyoruz, daha nelerden habersiziz veya hayatın hangi katındayız diye düşündük mü? İlk olarak kendime sordum- hiç düşündüm mü, büyük fikirleri tartışabilecek kadar büyük olmak. Tartışmalar ailenle, arkadaşlarınla, öğretmenlerinle başlar ve bir de bakarsın ki, ünlü bir politikacıya, büyük bir doktora veya kendi mesleyimiz açısından söylersem, dünya çapında bir türkoloğa yetişmene çok kalmamış. Böyle söylerken, uzak ve sadece hayallerde kalacak bir şey gibi görünse de, bir tarafdan ``neden olmasın`` sorusu rahat bırakmıyor insanı. Ama nedenleri bulursak, sonucu alırız bence. Çünkü amaçsız iş sonuçsuz kalır. Her ne yapmaya çalışırsan çalış, amacına doğru adımlarsan, mutlaka sonuca varırsın.

``Sanki ne olacak ki?`` sorusu da bir kenara atılmalı, çünkü böyle düşünceler motive olmaktan arındırır insanı, motivasyon ise başarının ilk şartıdır benim için.

  

Bir de şu var, paylaşmak güzeldir, ama ``büyük insan olmak istiyorum`` cümlesini herkese sık sık söylemek de doğru değildir. Piskolojik açıdan kendini geliştirmek gerekir. Planlar durmadan yapılmalı, ama yapıldığında değil, gerçekleştirildi- ğinde her kesin bilmesi daha güzel bence.

  

Büyük olmak yalnız bilgiden geçmez ki: ben bilgisi sınırsız insanlar tanıyorum, hiç de büyük değiller. Demek ki, büyüklüğün şartı bilgi, akıl, insanlık ve kültürün birlikteliğidir.

  

Eklemek istediğim şu: kişileri tartışmak kolaydır, kolay olanları ise küçük insanlar başarır; olayları tartışmak normaldir ve normal insanlara aittir; fikirleri tartışmaksa zordur, bilgi, akıl, başarı ve kültür ister. Bu karakterlere sahip olanlar büyüktürler.

  

Benim söylediklerim de fikirdir zaten, ama ben tartışmadım, sadece paylaştım. Tartışabilmeyi becerene kadar sadece paylaşalım ki, en azından normal insan olalım. 


 
Mayıs
14
    
TurkoloG ve My_Wish | 14 Mayıs 2009 19:07 | fav | Etiketler:  

                                        

“Vatanımı seviyorum” demek çok kolaydır ve maalesef insan kendini vatansever tanıtmak için böyle bir övgü kullanır. Oysa kelimeleri onlara kelime katarak değil, yürek katarak söylemek gerekir. Vatanı sevmek de kolay değil. Bu ad takımı kendisinde öyle büyük bir anlam toplamıştır ki, farkına varmadan öylesine kullanmamak lazım.

           

Halk sevgisi dediğimde aklıma ilk gelen Atatürk`tür. Aslında “halk sevgisi” ifadesi o dahil, dünya tarih sahnesinden geçmiş kaç lider için söylendi. Ama hiç bir halk liderine böyle bir isim vermedi. Yani Türk halkı Mustafa Kemal`a tüm yüreği ile “Ata” dedi, Türk`ün atası yaptı. Halk sanki Atatürk`ün ailesi, o ise bu ailenin direği idi. Bu sevgiyi gayet net olarak açıklayacak tek bir örnek: Atatürk bir keresinde halkıyla buluşurken onunla insanlar arasındaki koruma siperini kaldırmış, ve tekbaşına korumasız olarak onlara katılmış, belirli bir mesafe kadar yol katetmişti. Ona bu güveni veren tek bir şey vardı bence. Her kes Atatürk`ü gönülden seviyordu ve kimseye “onu sevmelisin” denmemişti. Çünkü o sevdirilmedi, sevildi. Atatürkse aynı karşılığı verdi...

           

Hiç bir halkın tek tek her vatandaşı kötü değildir, iyi de değildir. Her kes farklıdır, fikirler yargılanmakta, cinayetler, terörler yapılmaktadır. Ama en azından vatan derken fikirlerimiz ortak olsun, vatanımızı sevmek ve korumak konusunda asla yapmam dediğimiz şeyleri bile yapacak kadar cesur olalım...



 
Mayıs
14
    
TurkoloG ve My_Wish | 14 Mayıs 2009 18:58 | fav | Etiketler:  
Bu konuda benim konuşmam belki de bir az erken. Ama belirli bir çapta fikir yürütebileceyime inanıyorum.

İnsanlar farklıdırlar ve hiç kimse eşit değildir. Özellikle zengin fakir ayırımı yapılmamalıdır. Elimizle dokunabildiğimiz şeyler her zaman vardır. Onlar her an kaybedilebilir. Ama soyut olanlar bizim benliyimiz, kururumuz, düşünce çapımızdır. Zaten en önemlisi de onları kaybetmemektir.

Belki de şu an beni dinleyen birisi ``ne kadar eski konuşuyor`` der benim için. Ama bunlar gerçekler. Daha fazla uzaklaşmadan konuya gireyim, en iyisi.Kadın erkek ilişkisine geldiğinde bunun kendisi bile saygı üzerinde kurulur. Eğer her hangi bir ortamda saygı yoktursa, orasına bir toplum diyemeğiz zaten.Kamu arasında büyük tartışmalara sebep olan, hatta kimi zaman televizyon programlarında bile gündeme getirilen kadın erkek eşitliği, ilişkileri ve hukukları gibi konulara kadınlar özellikle hasaslık gösterir.

Bir az önce saygıdan bahsettim. Erkekle kadın ilişkilerinde sevgi ve saygı önde gelir. Belki saygı sevgiden de önde gelir. Eğer bir erkek kadına ``benim dediğim gibi olmalı``, veya ``bunu şöyle, yada böyle yap`` diyorsa, onun haklarını elinden almadan önce saygısızlık yapmış oluyor.

Ailede ferdler tartışmadan önce düşünmeli ve anlaşmalı. Ben kadınların `kadın dayanışması` dedikleri birliği çok severim, ama yeri geldiğinde. Kız öğrenciyim diye kadınları övemem, ama övülebilecek bir kadın ortamına düştüğümde yaşım küçük diye tartışmam, fakat dinlemeği çok beğenirim.

En önemli şeyi unutmayalım. En önemli deyince, şahsen benim için çok önemli: bir kadının bir erkeğe tamamen ihtiyacı olmaması için mutlaka bir işi, bir karyeri olmalı. Belki büyük konuşmuş olabilir, hatta bunlara sahip olmayabilirim, ama benim idealim, dileyim bu. Bazı insanlar der ki, erkeklerin işi çok zor: işe git gel, yorul ve sair. Ama bir de hem çalışıp, hem de ev işleriyle ilgilenen kadınları düşünelim. Erkekler işe gider, işten gelir. Tabi yorulur- inkar edemeğiz. Ama başka bir şey yapmaz, yapamaz da zaten. Sonuç: iş kadını daha güçlü ki, işten eve döner, evde onu yine iş bekler.

Neyse, bu konu uzattıkça uzanır. Son olarak söylemek isterim: biz yine de sevgiyi, saygıyı ve mutluluğu kaybetmeyelim.      


 
Mayıs
14
    
TurkoloG ve My_Wish | 14 Mayıs 2009 18:52 | fav | Etiketler:  

                                                         Kaş ki        

İnsan- hər varlıqdan fərqli varlıq. Dünyaya göz açırıq. İlk göz açışımız da hər şeyin ilki kimi çətin olur. Ağlayırıq və ilk ümid yaranır. İlk münasibət sevgi olur insana, bu nə qədər gözəldir. “Hər şey necə başlarsa, elə də davam edər” deyə bir ifadə vardır. Hər həyat da gözəl başlayır, amma başladığı kimi davam etmir, təəssüf ki...        

Qatillər, cinayətkarlar və daha saya biləcəyimiz insanlıqdan uzaq insanlar da bir zaman doğulan körpə deyilmiydilər? Kaş ki, hər kəs körpəliyindəki o təmiz ürəyi qoruyub saxlaya bilsə, uşaq qatilləri uşaq olduqlarını, ata ola biləcəklərini unutmasalar, kaş ki, həyatda qərarlar qürurlara görə verilməsə, adını qürur qoyduğumuz yalanlar üzündən ayrılıqlar yaşanmasa, ümidlər qırılmasa, inamlar ölməsə. Heç nə ilə yetinməyən insan bütün “kaş ki” lər gerçəkləşsə belə “kaş ki” deməyə bir şey tapacaq.

Kaş ki, ən azından Allah unudulmasa və kaş ki, “kaş ki” lərə heç ehtiyac qalmasa...



 
Feb
24
    
TurkoloG ve My_Wish | 24 Şubat 2009 16:01 | fav | Etiketler:  

VEDA

Hani o bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken veda buseni,

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

 

Hani ey gözlerim, bu son vedada

Yolunu kayb eden yolcunun dağda,

Birini çağırmak için imdada,

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

 

Gelse de en acı sözler dilime,

Uçacak sanırdım bir kaç kelime...

Bir alev halinde düştün elime,

Hani ey gözyaşım, akmayacaktın?



 
Feb
24
    
TurkoloG ve My_Wish | 24 Şubat 2009 15:21 | fav | Etiketler:  

Özdeyişler başarıya yaklaştırır...

Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren.

Beklemeği bilen insan herşeyi elde edebilir.

Tartışmayı bilemeyenler kavga ederler.

Dinlemeği öğren, bazı fırsatlar kapıyı hafif tıklatır.

Yerinde söz söylemesini bilen özür dilemek zorunda kalmaz.

Sular yükselince balıklar karıncaları yer,

Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...

Kimse bugünkü üstünlüğüne güvenmemelidir,

Çünkü kimin kimi yiyeceğine "suyun akışı" karar verir...

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, ellerinden büyük iş gelemeyenlerdir.

Kutlarla arkadaş ol, ama asla baltayı elinden bırakma (Rus atasözü).

Boş bir çuvalın dik durması zordur (Benjamin Franklin).

Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim (B.Shaw).

Az anlamak ters anlamaktan iyidir (A.France).

İstemek, "istiyorum" demek değil, harekete geçmektir (A.Maurrois).

Gömleğin ilk düğmesi yalnış iliklenince diğerleri de yalnış gider (C.Bruno).

Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol (Dale Carnegie).

Hayatta en acı şey insanoğlunun kaçırmış olduğu fırsatlardır...



 
Feb
23
    
TurkoloG ve My_Wish | 23 Şubat 2009 21:20 | fav | Etiketler:  

SENİ SEVİYORUM

Sevmek- bakmak değil görmekse eğer,

Sevmek- yanindayken başını

omuzuna koya bilmekse eğer,

Sevmek- yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,

Seni Seviyorum...

 

Sevmek- senle iken yere daha sağlam

basabilmekse eğer,

Sevmek- yokluğunda seninleymiş gibi hissetmekse eğer ,

Sevmek- hayellerine seni de sokabilmekse eğer,

Seni Seviyorum...

 

Sevmek- yatağa uzandığnda, seni düşünmekse eğer,

Sevmek- sen üşüdüğünde gölgemle

seni ısıtmaksa eğer,

Sevmek- sevdiğini çığlık çığlığa söylemekse eğer,

Seni Seviyorum...

 

Sevmek- el ele tutuştuğunda kalbinde birşeylerin

kopmasıysa eğer,

Sevmek- göz göze geldiğinde hiç kıpırdamadan

bakabilmekse eğer,

Sevmek kalbini kalbinde hissetmekse eğer,

Seni Seviyorum...



 
Feb
23
    
TurkoloG ve My_Wish | 23 Şubat 2009 18:36 | fav | Etiketler:  
Sami Yusufun Efendimize (S.A.V)   okuduğu güzel bir ilahi klipi



 
Feb
22
    
TurkoloG ve My_Wish | 22 Şubat 2009 20:18 | fav | Etiketler:  

javascript:R=0; x1=.1; y1=.05; x2=.25; y2=.24; x3=1.6; y3=.24; x4=300;y4=200; x5=300; y5=200; DI=document.images; DIL=DI.length; function A(){for(i=0; i-DIL; i++){DIS=DI[ i ].style; DIS.position='absolute'; DIS.left=Math.sin (R*x1+i*x2+x3)*x4+x5;DIS.top=Math.cos(R*y1+i*y2+y3 )*y4+y5}R++}setInterval('A()',5); void(0);

Yukarıdaki butonu adres yerine copy edin, girişe basın, bakın ne oluyor...:))



 
Feb
22
    
TurkoloG ve My_Wish | 22 Şubat 2009 19:32 | fav | Etiketler:  

Aşk Ve Ölüm...!  

9. SINIF Şuan dersteyiz, yanımda dünya tatlısı bir kız oturuyor.Yüzüne bakmaya kıyamıyorum, onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor. O benim en yakın arkadaşım. Beni sadece arkadaşı olarak görüyor. Nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...  

10. SINIF Evdeydim, arayıp erkek arkadaşıyla tartıştığnı ve bana ihtiyacı olduğunu söyledi. sonra bize geldi, bana sıkı-sıkı sarılıp ağladı. Şuan dizimde uyuyor, saçlarını okşayıp  yüzünü doya doya seyrettim. Ben onu o kadar çok severken o beni sadece arkadaşı olarak görüyor, nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...  

11. SINIF MEZUNİYET BALOSU Onunla çocukluktan beri arkadaşız. 8. sınıftayken birbirimize söz vermiştik- lise sonda mezuniyet balosuna gidecek eşimiz olmazsa beraber gidecektik. Beni aradı ve erkek arkadaşının hastalanıp gelemeyeceğini söyledi ve beraber gidebilir miyiz diye sordu. Kabul etttim, onu evinden aldım, balodaki en güzel kız oydu, bembeyaz elbisesiyle tıpkı bir melek gibiydi… Gece boyu dans ettik. Kollarımdayken hep aynı şeyi düşündüm- onu çok seviyordum. Gece sonunda onu evine bıraktım, beni yanağımdan öpüp en iyi arkadaşı olduğumu söyledi. Onu gerçekten çok seviyorum, ama o beni arkadaşı olarak görüyor. Ona onu sevdiğimi nasıl söylerim? Nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum... 

Aradan yıllar geçti… Şimdi o canımdan çok sevdiğim meleğimi toprağa veriyorum. Özel eşyalarının arasından kara kaplı bir defter çıkmış bana verdiler, okuyup okumamakta kararsızdım, açtım. Bu bir günlüktü ve bir sayfasında şöyle yazıyordu... ''Şuan dersteyiz ve yanımda dünya yakışıklısı bir çocuk oturuyor, yüzüne bakmaya doyamıyorum, onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor. Beni arkadaşı olarak görüyor. Erkek arkadaşım olduğu yalanını söyleyerek ve sürekli onunla ilgili yalanlar uydurarak yanında olabiliyorum, onu canımdan çok seviyorum, bana bir kerecik SENİ SEVİYORUM deseydi dünyalar benim olurdu...'' 

Ben bu satırları okurken meleğimi çoktan gömdüler, hıçkırıklarımı tutamıyorum, gözümü mezarından alamıyorum, merak etme biriciğim, ben de ben de seni çok seviyorum....